Full, Incremental ve Differential Backup: Hangisi Ne Zaman Kullanılmalı?
Full, incremental ve differential backup arasindaki fark nedir? Synthetic full, incremental forever, CBT ve backup chain yonetimi RPO/RTO'yu nasil etkiler?

Bir kurumda yedekleme sistemi kurulurken ilk sorulardan biri genellikle şudur:
“Ne sıklıkla backup alacağız?”
Ancak bundan hemen sonra sorulması gereken ikinci kritik soru şudur:
“Hangi backup yöntemini kullanacağız?”
Çünkü her backup yöntemi aynı değildir.
Bazı yöntemler daha fazla depolama alanı kullanır ancak restore işlemini hızlandırır.
Bazıları storage kullanımını azaltır ancak geri yükleme sırasında daha fazla adıma ihtiyaç duyar.
Bazıları büyük veri hacimlerinde avantaj sağlar.
Bazıları ise küçük ve kritik sistemlerde daha mantıklıdır.
Kurumsal yedekleme mimarisinde en temel üç yaklaşım şunlardır:
Full Backup
Incremental Backup
Differential Backup
Bunlara ek olarak modern backup çözümlerinde;
Synthetic Full Backup,
Forever Incremental,
Incremental Forever,
Reverse Incremental,
Changed Block Tracking – CBT
gibi gelişmiş teknikler de kullanılmaktadır.
Bu yöntemlerin doğru anlaşılması özellikle;
backup süresi,
storage kapasitesi,
network kullanımı,
RPO,
RTO,
restore süresi,
operasyonel maliyet
ve ransomware sonrası kurtarma
açısından önemlidir.
Çünkü yanlış seçilmiş bir backup yöntemi günlük operasyon sırasında fark edilmeyebilir.
Ancak gerçek bir felaket anında ciddi sorunlara yol açabilir.
Full Backup Nedir?
Full Backup, yedeklenecek veri setinin tamamının tek seferde kopyalanmasıdır.
Örneğin bir sunucuda 2 TB veri bulunduğunu düşünelim.
Full backup çalıştırıldığında sistem bu 2 TB verinin tamamını backup repository'ye aktarır.
Basit bir örnek:
Pazartesi:
2 TB Full Backup
Salı:
2 TB Full Backup
Çarşamba:
2 TB Full Backup
şeklinde devam edebilir.
Her backup bağımsızdır.
Bu nedenle restore açısından son derece basit bir yapıya sahiptir.
Full Backup'ın En Büyük Avantajı Nedir?
Full backup'ın en önemli avantajı geri yükleme işleminin kolay ve hızlı olmasıdır.
Çünkü istenen restore point için yalnızca ilgili full backup dosyasına ihtiyaç duyulur.
Örneğin Çarşamba günkü sisteme dönülmek isteniyorsa doğrudan Çarşamba günkü full backup kullanılabilir.
Başka backup zincirlerine ihtiyaç duyulmaz.
Bu özellikle RTO hedefi düşük, yani sistemin çok hızlı ayağa kaldırılması gereken ortamlarda önemli avantaj sağlar.
Full Backup'ın Dezavantajları Nelerdir?
Full backup'ın en büyük dezavantajı kaynak tüketimidir.
Her seferinde tüm verinin yeniden kopyalanması gerekir.
Bu nedenle:
- daha fazla storage alanı kullanır,
- backup işlemi daha uzun sürer,
- network üzerinde daha fazla trafik oluşturabilir,
- kaynak sistem üzerinde daha fazla I/O yükü oluşturabilir,
- backup window süresini uzatabilir.
Özellikle onlarca veya yüzlerce terabyte veri bulunan ortamlarda her gün full backup almak pratik olmayabilir.
Backup Window Nedir?
Backup Window, yedekleme işleminin tamamlanması için ayrılan zaman aralığını ifade eder.
Örneğin kurumun sistemlerinin gece 00:00 ile 06:00 arasında daha az kullanıldığını düşünelim.
Backup işlemleri bu zaman aralığında planlanabilir.
Ancak veri hacmi büyüdükçe full backup altı saat içerisinde tamamlanamayabilir.
Bu durumda backup üretim saatlerine sarkabilir.
Sonuç olarak;
disk performansı,
network performansı,
uygulama performansı
etkilenebilir.
Bu nedenle büyük ortamlarda incremental ve differential backup yöntemleri önem kazanır.
Incremental Backup Nedir?
Incremental Backup, son backup işleminden sonra değişen verilerin yedeklenmesi yöntemidir.
Burada kritik ifade:
“Son backup'tan sonra değişen veriler”
ifadesidir.
Örneğin Pazartesi günü full backup aldığımızı düşünelim.
Pazartesi:
Full Backup – 2 TB
Salı günü yalnızca 50 GB veri değişmiş olsun.
Salı:
Incremental Backup – 50 GB
Çarşamba günü Salı gününden sonra 30 GB veri değişmiş olsun.
Çarşamba:
Incremental Backup – 30 GB
Perşembe günü 40 GB veri değişmiş olsun.
Perşembe:
Incremental Backup – 40 GB
Bu yapı sayesinde her gün 2 TB veri kopyalamak yerine yalnızca değişen veriler yedeklenir.
Incremental Backup'ın Avantajları Nelerdir?
Incremental backup özellikle büyük veri hacimlerinde önemli avantajlar sağlar.
Başlıca avantajlar:
- daha az storage kullanımı,
- daha kısa backup süresi,
- daha düşük network trafiği,
- kaynak sistem üzerinde daha az yük,
- daha kısa backup window.
Özellikle günlük veri değişim oranı düşük olan ortamlarda incremental backup son derece verimlidir.
Örneğin 20 TB veri bulunan bir dosya sunucusunda her gün yalnızca 500 GB veri değişiyorsa her gece 20 TB full backup almak yerine yalnızca değişen blokların yedeklenmesi ciddi avantaj sağlar.
Incremental Backup'ın Dezavantajı Nedir?
Incremental backup'ın temel dezavantajı restore sürecidir.
Bir sisteme belirli bir tarihteki duruma dönmek için genellikle full backup ve sonrasındaki incremental backup zincirlerine ihtiyaç duyulur.
Örneğin:
Pazartesi → Full
Salı → Incremental 1
Çarşamba → Incremental 2
Perşembe → Incremental 3
Cuma → Incremental 4
Cuma gününe restore yapılmak istenirse backup çözümü teorik olarak;
Pazartesi Full,
Salı Incremental,
Çarşamba Incremental,
Perşembe Incremental,
Cuma Incremental
verilerini kullanmak zorunda kalabilir.
Bu nedenle restore süresi full backup'a göre daha uzun olabilir.
Backup Chain Nedir?
Backup Chain, birbirine bağlı backup dosyalarının oluşturduğu zincirdir.
Incremental backup sistemlerinde backup zinciri önemli bir kavramdır.
Örneğin:
Full → Inc1 → Inc2 → Inc3 → Inc4
bir backup chain oluşturur.
Bu zincirin herhangi bir parçası bozulursa sonraki restore noktaları etkilenebilir.
Örneğin Inc2 dosyası corrupt olursa Inc3 ve Inc4 restore işlemleri de sorun yaşayabilir.
Bu nedenle backup integrity kontrolleri büyük önem taşır.
Differential Backup Nedir?
Differential Backup, son full backup'tan sonra değişen tüm verileri yedekler.
Buradaki kritik fark:
Incremental backup:
son backup'tan sonra değişen veriyi
yedekler.
Differential backup:
son full backup'tan sonra değişen verilerin tamamını
yedekler.
Örneğin:
Pazartesi:
Full Backup – 2 TB
Salı:
50 GB değişti.
Differential Backup – 50 GB
Çarşamba:
Salıdan sonra 30 GB daha değişti.
Differential backup yalnızca 30 GB almaz.
Pazartesi full backup'tan sonra değişen toplam veriyi alır.
Dolayısıyla Çarşamba differential backup yaklaşık:
80 GB
olabilir.
Perşembe 40 GB daha değişirse differential backup:
120 GB
olabilir.
Bu nedenle differential backup boyutu full backup tarihinden uzaklaştıkça büyür.
Incremental ve Differential Backup Arasındaki Temel Fark
En basit haliyle:
Incremental Backup
Son backup'tan sonraki değişiklikleri yedekler.
Differential Backup
Son full backup'tan sonraki tüm değişiklikleri yedekler.
Bu fark backup ve restore performansını doğrudan etkiler.
Restore Açısından Hangisi Daha Hızlıdır?
Genellikle differential backup restore işlemi incremental backup'a göre daha basittir.
Çünkü restore için yalnızca:
Full Backup + Son Differential Backup
gereklidir.
Örneğin:
Pazartesi → Full
Salı → Diff
Çarşamba → Diff
Perşembe → Diff
Cuma → Diff
Cuma gününe dönmek için:
Pazartesi Full + Cuma Differential
yeterlidir.
Incremental yöntemde ise aradaki tüm incremental zincirin gerekmesi mümkündür.
Bu nedenle differential backup restore açısından daha avantajlı olabilir.
Storage Kullanımı Açısından Hangisi Daha Avantajlı?
Genellikle incremental backup daha az storage tüketir.
Çünkü yalnızca son backup'tan sonra değişen blokları saklar.
Differential backup ise full backup'tan sonra değişen tüm verileri her seferinde yeniden yedeklediği için haftanın ilerleyen günlerinde büyür.
Örneğin basitleştirilmiş şekilde:
Pazartesi Full:
2 TB
Salı Incremental:
50 GB
Çarşamba Incremental:
30 GB
Perşembe Incremental:
40 GB
Toplam:
2.120 GB
Differential senaryoda:
Pazartesi Full:
2 TB
Salı Differential:
50 GB
Çarşamba Differential:
80 GB
Perşembe Differential:
120 GB
Toplam:
2.250 GB
Gerçek ortamda rakamlar veri değişim oranına göre değişir ancak mantık aynıdır.
Full, Incremental ve Differential Backup Karşılaştırması
Genel bir karşılaştırma şu şekilde yapılabilir:
| Özellik | Full Backup | Incremental Backup | Differential Backup |
|---|---|---|---|
| Backup Süresi | Uzun | En kısa | Orta |
| Storage Kullanımı | Yüksek | Düşük | Orta |
| Restore Süresi | En hızlı | Daha uzun olabilir | Orta/Hızlı |
| Backup Zinciri | Yok | Uzun olabilir | Daha kısa |
| Yönetim Karmaşıklığı | Düşük | Daha yüksek | Orta |
| Büyük Ortamlar İçin Verimlilik | Düşük olabilir | Yüksek | Orta |
Ancak bu tablo tek başına karar vermek için yeterli değildir.
Doğru yöntem RPO, RTO ve veri hacmine göre seçilmelidir.
Haftalık Full + Günlük Incremental Modeli
Kurumsal ortamlarda kullanılan klasik modellerden biri:
Haftalık Full Backup + Günlük Incremental Backup
yaklaşımıdır.
Örneğin:
Pazar → Full
Pazartesi → Incremental
Salı → Incremental
Çarşamba → Incremental
Perşembe → Incremental
Cuma → Incremental
Cumartesi → Incremental
Sonraki Pazar tekrar full backup alınır.
Bu yaklaşım storage alanını optimize eder ve günlük backup window süresini azaltır.
Ancak haftanın sonuna doğru backup chain uzayabilir.
Haftalık Full + Günlük Differential Modeli
Bir diğer model:
Pazar → Full
Pazartesi → Differential
Salı → Differential
Çarşamba → Differential
Perşembe → Differential
Cuma → Differential
Cumartesi → Differential
şeklindedir.
Bu yöntemde restore işlemleri daha basittir.
Ancak differential backup boyutu haftanın ilerleyen günlerinde büyür.
Synthetic Full Backup Nedir?
Modern backup teknolojilerinde her full backup'ın production sistemden yeniden okunması gerekmez.
Bunun yerine Synthetic Full Backup kullanılabilir.
Synthetic Full Backup, daha önce alınmış full backup ve incremental backup verilerinin backup repository üzerinde birleştirilmesiyle yeni bir full backup oluşturulmasıdır.
Örneğin:
Pazar → Full
Pazartesi → Incremental
Salı → Incremental
Çarşamba → Incremental
Backup sistemi repository üzerinde bu verileri kullanarak yeni bir:
Synthetic Full
oluşturabilir.
Bu işlem sırasında production sunucudan tüm verinin yeniden okunması gerekmez.
Synthetic Full Backup'ın Avantajı Nedir?
Synthetic Full özellikle büyük veri hacimlerinde çok değerlidir.
Çünkü;
production network trafiğini azaltabilir,
backup window süresini kısaltabilir,
kaynak sunucunun yükünü azaltabilir,
yeni full restore point oluşturabilir.
Ancak işlem backup repository üzerinde ciddi I/O oluşturabilir.
Bu nedenle storage performansı önemlidir.
Active Full Backup Nedir?
Synthetic Full ile Active Full birbirine karıştırılmamalıdır.
Active Full Backup, kaynak sistemdeki tüm verinin yeniden okunarak yeni full backup oluşturulmasıdır.
Yani production sisteme yeniden bağlanılır ve tüm veri yeniden alınır.
Synthetic Full ise önceki backup dosyalarından oluşturulur.
Bu nedenle Active Full genellikle;
daha fazla network,
daha fazla source I/O,
daha uzun backup süresi
gerektirir.
Ancak tamamen yeni bağımsız bir backup seti oluşturduğu için bazı durumlarda tercih edilebilir.
Forever Incremental Backup Nedir?
Forever Incremental veya Incremental Forever yaklaşımı modern backup sistemlerinde sık kullanılan yöntemlerden biridir.
İlk olarak bir full backup alınır.
Sonrasında sürekli incremental backup alınır.
Örneğin:
İlk gün:
Full Backup
Sonraki günler:
Incremental
Incremental
Incremental
Incremental
Bu yapı teorik olarak uzun süre yeni active full alınmadan sürdürülebilir.
Backup sistemi repository üzerindeki verileri yöneterek gerekli restore point'leri oluşturur.
Incremental Forever Neden Kullanılır?
Büyük altyapılarda sürekli full backup almak ciddi kaynak tüketebilir.
Örneğin 100 TB verinin her hafta yeniden okunması;
network,
storage,
CPU,
backup proxy,
production disk
üzerinde büyük yük oluşturabilir.
Incremental Forever sayesinde yalnızca değişen bloklar taşınır.
Bu da backup window'un önemli ölçüde azaltılmasını sağlar.
Reverse Incremental Backup Nedir?
Reverse Incremental farklı bir backup yaklaşımıdır.
Bu modelde en güncel restore point sürekli olarak full backup şeklinde tutulur.
Yeni değişiklikler geldiğinde mevcut full backup güncellenir.
Önceki durum ise reverse incremental dosyalarda saklanır.
Bunun en önemli avantajı:
En son restore point'in doğrudan full backup olmasıdır.
Dolayısıyla son duruma restore işlemi oldukça hızlı olabilir.
Ancak repository üzerinde daha yoğun I/O gerçekleşebilir.
Changed Block Tracking – CBT Nedir?
Modern sanallaştırma ortamlarında kullanılan önemli teknolojilerden biri Changed Block Tracking, yani CBT'dir.
CBT sistemi son backup'tan sonra hangi disk bloklarının değiştiğini takip eder.
Böylece backup yazılımının tüm diski taramasına gerek kalmaz.
Örneğin 2 TB sanal disk olduğunu düşünelim.
Son backup'tan sonra yalnızca 20 GB blok değişmişse backup sistemi yalnızca bu değişen blokları okuyabilir.
Bu;
backup süresini,
network trafiğini,
storage I/O kullanımını
önemli ölçüde azaltabilir.
Block-Level Backup ve File-Level Backup Arasındaki Fark
Backup sistemleri farklı seviyelerde çalışabilir.
File-Level Backup
Dosya ve klasör bazında yedekleme yapılır.
Örneğin:
D:\Muhasebe
klasörü yedeklenebilir.
Block-Level Backup
Disk üzerindeki değişen bloklar takip edilir ve yedeklenir.
Bu yaklaşım özellikle sanal makinelerde çok daha verimli olabilir.
Çünkü büyük bir dosya içerisindeki küçük bir değişiklikte tüm dosyayı yeniden kopyalamak yerine yalnızca değişen bloklar yedeklenebilir.
Image-Level Backup Nedir?
Image-Level Backup, sanal veya fiziksel sunucunun disk imajının yedeklenmesini ifade eder.
Bu yöntemde yalnızca dosyalar değil;
işletim sistemi,
uygulamalar,
konfigürasyonlar,
disk yapısı
da backup kapsamına alınabilir.
Bu nedenle felaket kurtarma senaryolarında oldukça değerlidir.
Örneğin bir sanal makine tamamen kaybedilirse image-level backup üzerinden tüm VM yeniden oluşturulabilir.
Application-Aware Backup Nedir?
Bir sanal makinenin diskini yedeklemek her zaman uygulamanın tutarlı şekilde yedeklendiği anlamına gelmez.
Örneğin sunucu üzerinde aktif bir SQL Server çalışıyor olabilir.
Backup sırasında veritabanına sürekli veri yazılıyorsa disk seviyesindeki snapshot uygulama açısından tutarsız olabilir.
Bu nedenle Application-Aware Backup önemlidir.
Application-aware backup, işletim sistemi veya uygulamayla iletişim kurarak verinin tutarlı şekilde yedeklenmesini sağlar.
Özellikle;
Microsoft SQL Server,
Microsoft Exchange,
Active Directory,
Oracle,
PostgreSQL
gibi sistemlerde application consistency kritik olabilir.
Crash-Consistent ve Application-Consistent Backup
İki önemli kavram vardır.
Crash-Consistent Backup
Sistem elektrik kesilmiş gibi anlık disk görüntüsü üzerinden restore edilir.
İşletim sistemi kendi recovery mekanizmalarını çalıştırır.
Application-Consistent Backup
Uygulamalar backup işlemi sırasında kontrollü şekilde tutarlı duruma getirilir.
Örneğin bellekteki veriler diske yazılabilir ve database transaction'ları uyumlu hale getirilebilir.
Kritik veritabanı sistemlerinde application-consistent backup genellikle tercih edilir.
Database Backup Stratejileri
Veritabanı sistemleri özel backup stratejileri gerektirebilir.
Örneğin Microsoft SQL Server tarafında;
Full Database Backup,
Differential Database Backup,
Transaction Log Backup
birlikte kullanılabilir.
Transaction Log Backup sayesinde çok düşük RPO değerleri elde edilebilir.
Örneğin:
Gece 00:00 → Full Database Backup
Her 4 saat → Differential
Her 15 dakika → Transaction Log Backup
şeklinde bir politika oluşturulabilir.
Bu sayede veri kaybı toleransı ciddi şekilde azaltılabilir.
Point-in-Time Recovery Nedir?
Point-in-Time Recovery, veritabanının belirli bir zaman noktasına geri döndürülmesini sağlar.
Örneğin kullanıcı saat 14:32'de kritik bir tabloyu yanlışlıkla sildi.
Sistem yalnızca gece backup alıyorsa 14 saatlik veri kaybı yaşanabilir.
Ancak transaction log backup bulunuyorsa sistem:
14:31:59
gibi silme işleminden hemen önceki noktaya döndürülebilir.
Bu özellikle finansal sistemlerde son derece değerlidir.
Backup Türü RPO'yu Nasıl Etkiler?
Backup yöntemi doğrudan RPO üzerinde etkilidir.
Örneğin günde bir kez backup alınıyorsa teorik olarak 24 saate kadar veri kaybı yaşanabilir.
Her saat incremental backup alınıyorsa bu süre yaklaşık bir saate düşebilir.
Database transaction log backup her 5 dakikada bir alınıyorsa RPO çok daha düşük olabilir.
Bu nedenle:
Backup Frequency + Backup Method = RPO kapasitesi
olarak düşünülebilir.
Backup Türü RTO'yu Nasıl Etkiler?
Backup yöntemi restore süresini de doğrudan etkiler.
Full backup genellikle daha hızlı restore edilebilir.
Uzun incremental chain restore işlemini uzatabilir.
Differential backup zinciri daha kısa olduğu için bazı durumlarda daha hızlı olabilir.
Ancak modern backup çözümlerinde;
Instant Recovery,
Instant VM Recovery,
storage snapshot integration,
replica failover
gibi teknolojiler klasik restore sürelerini ciddi şekilde azaltabilir.
Bu nedenle yalnızca backup türü değil, kullanılan recovery teknolojisi de önemlidir.
Instant Recovery Nedir?
Instant Recovery, backup içerisindeki sanal makinenin tamamen production storage'a restore edilmesini beklemeden doğrudan backup repository üzerinden çalıştırılması yaklaşımıdır.
Örneğin 5 TB'lık kritik bir VM'in restore edilmesi saatler sürebilir.
Instant Recovery ile VM birkaç dakika içerisinde backup storage üzerinden çalıştırılabilir.
Daha sonra veri arka planda production storage'a migrate edilebilir.
Bu yaklaşım RTO'yu ciddi şekilde düşürebilir.
Backup Deduplication Nedir?
Deduplication, backup ortamında tekrar eden veri bloklarının yalnızca bir kez saklanmasıdır.
Örneğin kurumda 100 Windows sunucusu bulunduğunu düşünelim.
Bu sunucuların işletim sistemi dosyalarının büyük bölümü birbirine benzer olabilir.
Her sunucunun aynı bloklarını ayrı ayrı saklamak yerine deduplication sistemi tek bir kopya tutabilir.
Bu sayede storage kullanımı önemli ölçüde azaltılabilir.
Compression Backup'ta Ne Sağlar?
Compression, backup verisinin sıkıştırılarak daha az storage alanı kullanmasını sağlar.
Ancak sıkıştırma;
CPU kullanımı,
backup süresi,
restore performansı
üzerinde etkili olabilir.
Bu nedenle compression seviyeleri altyapının performansına göre seçilmelidir.
Full Backup Her Zaman Daha Güvenli midir?
Hayır.
Full backup daha bağımsız bir restore point sağlar ancak güvenli olup olmadığı başka faktörlere bağlıdır.
Örneğin her gün full backup alınıyor olabilir.
Ancak tüm full backup'lar aynı network üzerinde, saldırganın erişebileceği repository'de tutuluyorsa ransomware hepsini silebilir.
Bu nedenle backup türü ile backup güvenliği birbirinden ayrı değerlendirilmelidir.
Full, incremental veya differential olması;
immutable,
air-gapped,
encrypted,
offsite
olduğu anlamına gelmez.
Ransomware Sonrası Hangi Backup Türü Daha İyi?
Tek başına bir backup türü ransomware'e karşı daha güvenli değildir.
Asıl önemli olan:
backup'ın saldırgandan izole olması,
temiz restore point bulunması,
backup chain'in sağlam olması,
immutable kopyaların korunması,
restore testlerinin yapılmasıdır.
Örneğin uzun incremental chain teknik olarak verimli olabilir.
Ancak zincirin içindeki kritik bir backup dosyası zarar görürse restore problemi yaşanabilir.
Bu nedenle backup integrity doğrulaması önemlidir.
Backup Chain Ne Kadar Uzun Olmalı?
Tek bir evrensel cevap yoktur.
Uzun chain storage ve backup window açısından avantaj sağlayabilir.
Ancak restore karmaşıklığını artırabilir.
Bu nedenle modern backup ürünleri;
Synthetic Full,
Merge,
Transform,
Health Check
gibi yöntemlerle zincirleri yönetebilir.
Backup mimarisi oluşturulurken repository performansı ve restore hedefleri mutlaka test edilmelidir.
Hangi Backup Yöntemi Seçilmeli?
Karar verirken şu sorular sorulmalıdır:
Veri ne kadar büyük?
Büyük veri setlerinde sürekli full backup verimsiz olabilir.
Günlük değişim oranı nedir?
Değişim oranı düşükse incremental yöntem oldukça avantajlı olabilir.
RPO hedefi nedir?
Düşük RPO için daha sık backup gerekebilir.
RTO hedefi nedir?
Çok hızlı restore gerekiyorsa full veya instant recovery çözümleri önemli olabilir.
Network kapasitesi yeterli mi?
Uzak lokasyona backup gönderiliyorsa bandwidth kritik olabilir.
Storage kapasitesi ne kadar?
Full backup ciddi storage gerektirebilir.
Backup repository performansı nasıl?
Synthetic Full veya reverse incremental işlemlerinde repository I/O önemli olabilir.
Örnek Bir Kurumsal Backup Politikası
Örneğin orta ölçekli bir kurumda şu yapı kullanılabilir:
Tier 1 – Kritik Sistemler
- İlk Full Backup
- Saatlik Incremental
- Günlük Synthetic Full
- Immutable Repository
- Offsite Copy
- Düzenli Restore Testi
Tier 2 – Önemli Sistemler
- Haftalık Full
- Günlük Incremental
- Offsite Copy
Tier 3 – Standart Sistemler
- Haftalık Full
- Günlük veya birkaç günlük Incremental
Ancak bu yalnızca örnek bir modeldir.
Gerçek politika BIA, RPO ve RTO çalışmalarına göre belirlenmelidir.
En Sık Yapılan Hata: Backup Türünü Sadece Storage Tasarrufuna Göre Seçmek
Incremental backup çok az storage kullanıyor diye tercih edilebilir.
Ancak restore süresi iş hedeflerini karşılamıyorsa bu seçim başarısızdır.
Full backup hızlı restore sağlıyor olabilir.
Ancak backup window'a sığmıyorsa yine sorun vardır.
Bu nedenle doğru backup yöntemi;
storage + backup window + RPO + RTO + güvenlik + maliyet
birlikte değerlendirilerek seçilmelidir.
Backup Mimarisinde Performans ve Güvenlik Birlikte Düşünülmeli
Modern backup tasarımı iki ayrı hedefi aynı anda gerçekleştirmelidir.
Birinci hedef:
Operasyonel verimlilik
Yani backup işlemleri hızlı, verimli ve kaynak dostu olmalıdır.
İkinci hedef:
Siber dayanıklılık
Yani saldırgan production ortamını ele geçirse bile backup'lar korunmalıdır.
Bu nedenle başarılı bir backup mimarisi;
Full,
Incremental,
Differential,
Synthetic Full,
Immutable,
Offsite,
Air-Gap
gibi teknolojileri birbirinin alternatifi değil, farklı problemlere çözüm üreten katmanlar olarak değerlendirmelidir.
Sonuç: En İyi Backup Türü Diye Tek Bir Seçenek Yoktur
Full Backup en basit ve en hızlı restore yöntemlerinden biridir ancak yüksek storage ve network maliyeti oluşturabilir.
Incremental Backup backup süresini ve storage kullanımını önemli ölçüde azaltır ancak restore zincirini uzatabilir.
Differential Backup ise bu iki yöntem arasında dengeli bir seçenek sunar.
Modern altyapılarda ise klasik modeller çoğunlukla;
Synthetic Full,
Incremental Forever,
Changed Block Tracking,
Application-Aware Processing,
Deduplication
ve Instant Recovery
gibi teknolojilerle birlikte kullanılmaktadır.
Dolayısıyla doğru soru:
“Full mü, incremental mı?”
değildir.
Doğru soru şudur:
“Kurumumuzun RPO, RTO, veri hacmi ve iş sürekliliği hedefleri için en doğru backup zinciri hangisidir?”
Çünkü backup sisteminin amacı mümkün olan en az veriyi kopyalamak değildir.
Amaç:
bir felaket yaşandığında kritik sistemi kabul edilebilir veri kaybı ve kabul edilebilir süre içerisinde geri getirebilmektir.
Ve modern yedekleme stratejisinin başarısı tam olarak burada ölçülür.
İlgili Makaleler
Backup, Yedekleme & İş Sürekliliği

Backup ve Yedekleme Nedir? Kurumlar İçin Neden Kritik?
Backup nedir, kurumlar icin neden kritiktir? RAID ve snapshot'tan farki, ransomware'in yedekleri hedeflemesi, RPO/RTO ve restore testinin onemi.

3-2-1 Yedekleme Kuralı ve Modern Backup Stratejileri
3-2-1 yedekleme kurali nedir? 3-2-1-1-0 modeli, immutable ve air-gap backup, kimlik izolasyonu ve restore testiyle modern yedekleme stratejisi.

Immutable Backup Nedir? Fidye Yazılımlarına Karşı Değiştirilemez Yedekler
Immutable backup nedir, WORM ve Object Lock nasil calisir, fidye yazilimina karsi degistirilemez yedek mimarisi nasil kurulur? Kapsamli rehber.

Air-Gap Backup: Siber Saldırılardan İzole Yedekleme Mimarisi
Air-gap backup nedir, fiziksel ve mantiksal izolasyon nasil kurulur, Cyber Recovery Vault ile fidye yazilimina karsi yedek nasil korunur?

Ransomware Saldırılarında Backup: Saldırganlar Yedekleri Nasıl Hedef Alıyor?
Ransomware saldirilarinda yedekler nasil hedef aliniyor? Saldiri zinciri, backup keşfi, retention sabotaji ve temiz restore point secimi.

RPO ve RTO Nedir? İş Sürekliliğinin İki Kritik Metriği
RPO ve RTO nedir, nasil belirlenir? BIA, tier siniflandirmasi, MTD, dependency mapping ve ransomware senaryosunda gercek kurtarma hedefleri.
Bu konuda profesyonel destek mi arıyorsunuz?
Uzman ekibimiz ücretsiz danışmanlık için sizi en kısa sürede arasın.